The following text field will produce suggestions that follow it as you type.

Barnes and Noble

Loading Inventory...
M�ebbet Masumiyet

M�ebbet Masumiyet in Bloomington, MN

Current price: $9.99
Get it at Barnes and Noble
M�ebbet Masumiyet

M�ebbet Masumiyet in Bloomington, MN

Current price: $9.99
Loading Inventory...

Size: OS

Get it at Barnes and Noble
MÜEBBETTİR MASUMİYET, MÜEBBETTİR ADALET ARAYIŞI
Adalet nerede kaybolur? Hangi kapılarda, hangi mahkeme salonlarında, hangi kararlarda gömülür? İnsan bir anda nasıl olur da suçsuz yere hayatından koparılır, sevdiklerinden ayrı düşer, özgürlüğü elinden alınır?
Murat Bicil, 1977 Samsun doğumlu, hayatının en verimli çağında kendini beklenmedik bir yargılama sürecinin içinde buldu. Bir gecede değişen hayat, çalınan özgürlük, yitirilen yıllar... Ama asla yitirmeyi kabul etmediği bir şey vardı masumiyetine olan inancı.
Müebbet Masumiyet - Kelâm-ı Kalp
, taş duvarlar arasında, ıssız zindan gecelerinde, dört duvarın çaresizliğinde kaleme alınmış şiirlerin toplamıdır. Ancak bu mısralar hiçbir zaman esir değildir. Aksine, özgürlüğün en saf halidir; çünkü hiçbir güç düşünceyi, vicdanı ve kalemi zincirleyemez.
Bu kitaptaki her şiir, bir feryadın dizeye dönüşmüş halidir. Ama aynı zamanda bir umut manifestosudur. Bicil'in şiirlerinde yalnızca acı ve öfke değil, güçlü bir adalet arayışı, sarsılmaz bir inanç ve karanlıkta bile sönmeyen bir ışık vardır.
"Hüküm giydim bugün / Bir sabah vakti / Müebbet masumiyeti"
Bu dizeler, sadece kişisel bir hikayenin ötesine geçer. Binlerce haksızlığa uğrayanın, yanlış yargılananın, vicdanına sığınanın ortak sesine dönüşür. Adaletin kaybolduğu, hukukun araçsallaştığı, hakikatin gölgelendiği her yerde yankılanan evrensel bir çığlıktır bu.
Kitabın temel eksenini oluşturan üç kavram vardır:
Hak, Hukuk, Hakikat
. Bicil, şiirlerinde sürekli bu üçlünün peşinden gider. Adaletin yalnızca prosedürel bir süreç olmadığını, vicdanla, hakikatle ve hakkaniyetle bütünleşmesi gerektiğini haykırır.
"Ben hak bilirim / Hakikat bilirim / Adalet peşinde / Ömür tükettim"
Şiirlerde "Adalet Kumpanyası", "Kara Cüppeler", "Yargısız İnfaz", "Taş Duvarlar" gibi güçlü imgeler, hukuk sisteminin araçsallaştırılmasına, vicdanın satılmasına, masumiyetin yok sayılmasına sert bir eleştiri getirir. Ama bu eleştiri asla ümitsizliğe dönüşmez. Her şiirin sonunda bir umut vardır, bir sabır, bir direnç.
Murat Bicil, kendini şair olarak tanımlamaz:
"Ben şair değilim / Ne mısra ne kafiye bilirim / Gülizar-ı üstad içinde / Naçiz bir dikenim"
Ama işte tam da bu alçakgönüllülük, şiirlerinin en büyük gücüdür. Çünkü bunlar teknik ustalık gösterisi değil, yürekten gelen, acıyla yoğrulmuş, umutla kaleme alınmış gerçek sözlerdir. Kelâm-ı Kalp, kelimenin tam anlamıyla "kalbin konuşması"dır.
KARANLIKTAN AYDINLIĞA YOLCULUK
Kitap, karanlığın en derin noktasından başlar ama hiçbir zaman orada kalmaz. "Yoklukta Buldum", "Güneş Doğacak", "Her Şey Çok Güzel Olacak" gibi şiirler, dibe vuruşun ardından yükselişin, karanlıkta ışık aramanın, ümitsizliğe teslim olmama kararlılığının mısralarıdır.
"Yarın güneş bizim için doğacak / Tarih bugünleri yazacak / Yüreğimizde umut gözlerimizde ışık / İnan herşey 'Çok Güzel Olacak'"
, yalnızca haksızlığa uğrayanlar için değil, adalete inananlar için; yalnızca mahkûmlar için değil, vicdanı olanlar için; yalnızca şiir severler için değil, insanlığa inananlar için yazılmıştır.
Bu kitap, her okuyanın vicdanına bir ayna tutar. "Acaba ben de bu haksızlıklara sessiz mi kaldım?" sorusunu sordurur. Ve en önemlisi, karanlığın en koyu olduğu anda bile umudun mümkün olduğunu, masumiyetin asla teslim alınamayacağını hatırlatır.
BİR HESAP SORMA, BİR UMUT MANIFESTOSU
Murat Bicil'in şiirleri, gelecek nesillere bir tanıklıktır. Tarihin karanlık sayfalarında, adaletsiz
MÜEBBETTİR MASUMİYET, MÜEBBETTİR ADALET ARAYIŞI
Adalet nerede kaybolur? Hangi kapılarda, hangi mahkeme salonlarında, hangi kararlarda gömülür? İnsan bir anda nasıl olur da suçsuz yere hayatından koparılır, sevdiklerinden ayrı düşer, özgürlüğü elinden alınır?
Murat Bicil, 1977 Samsun doğumlu, hayatının en verimli çağında kendini beklenmedik bir yargılama sürecinin içinde buldu. Bir gecede değişen hayat, çalınan özgürlük, yitirilen yıllar... Ama asla yitirmeyi kabul etmediği bir şey vardı masumiyetine olan inancı.
Müebbet Masumiyet - Kelâm-ı Kalp
, taş duvarlar arasında, ıssız zindan gecelerinde, dört duvarın çaresizliğinde kaleme alınmış şiirlerin toplamıdır. Ancak bu mısralar hiçbir zaman esir değildir. Aksine, özgürlüğün en saf halidir; çünkü hiçbir güç düşünceyi, vicdanı ve kalemi zincirleyemez.
Bu kitaptaki her şiir, bir feryadın dizeye dönüşmüş halidir. Ama aynı zamanda bir umut manifestosudur. Bicil'in şiirlerinde yalnızca acı ve öfke değil, güçlü bir adalet arayışı, sarsılmaz bir inanç ve karanlıkta bile sönmeyen bir ışık vardır.
"Hüküm giydim bugün / Bir sabah vakti / Müebbet masumiyeti"
Bu dizeler, sadece kişisel bir hikayenin ötesine geçer. Binlerce haksızlığa uğrayanın, yanlış yargılananın, vicdanına sığınanın ortak sesine dönüşür. Adaletin kaybolduğu, hukukun araçsallaştığı, hakikatin gölgelendiği her yerde yankılanan evrensel bir çığlıktır bu.
Kitabın temel eksenini oluşturan üç kavram vardır:
Hak, Hukuk, Hakikat
. Bicil, şiirlerinde sürekli bu üçlünün peşinden gider. Adaletin yalnızca prosedürel bir süreç olmadığını, vicdanla, hakikatle ve hakkaniyetle bütünleşmesi gerektiğini haykırır.
"Ben hak bilirim / Hakikat bilirim / Adalet peşinde / Ömür tükettim"
Şiirlerde "Adalet Kumpanyası", "Kara Cüppeler", "Yargısız İnfaz", "Taş Duvarlar" gibi güçlü imgeler, hukuk sisteminin araçsallaştırılmasına, vicdanın satılmasına, masumiyetin yok sayılmasına sert bir eleştiri getirir. Ama bu eleştiri asla ümitsizliğe dönüşmez. Her şiirin sonunda bir umut vardır, bir sabır, bir direnç.
Murat Bicil, kendini şair olarak tanımlamaz:
"Ben şair değilim / Ne mısra ne kafiye bilirim / Gülizar-ı üstad içinde / Naçiz bir dikenim"
Ama işte tam da bu alçakgönüllülük, şiirlerinin en büyük gücüdür. Çünkü bunlar teknik ustalık gösterisi değil, yürekten gelen, acıyla yoğrulmuş, umutla kaleme alınmış gerçek sözlerdir. Kelâm-ı Kalp, kelimenin tam anlamıyla "kalbin konuşması"dır.
KARANLIKTAN AYDINLIĞA YOLCULUK
Kitap, karanlığın en derin noktasından başlar ama hiçbir zaman orada kalmaz. "Yoklukta Buldum", "Güneş Doğacak", "Her Şey Çok Güzel Olacak" gibi şiirler, dibe vuruşun ardından yükselişin, karanlıkta ışık aramanın, ümitsizliğe teslim olmama kararlılığının mısralarıdır.
"Yarın güneş bizim için doğacak / Tarih bugünleri yazacak / Yüreğimizde umut gözlerimizde ışık / İnan herşey 'Çok Güzel Olacak'"
, yalnızca haksızlığa uğrayanlar için değil, adalete inananlar için; yalnızca mahkûmlar için değil, vicdanı olanlar için; yalnızca şiir severler için değil, insanlığa inananlar için yazılmıştır.
Bu kitap, her okuyanın vicdanına bir ayna tutar. "Acaba ben de bu haksızlıklara sessiz mi kaldım?" sorusunu sordurur. Ve en önemlisi, karanlığın en koyu olduğu anda bile umudun mümkün olduğunu, masumiyetin asla teslim alınamayacağını hatırlatır.
BİR HESAP SORMA, BİR UMUT MANIFESTOSU
Murat Bicil'in şiirleri, gelecek nesillere bir tanıklıktır. Tarihin karanlık sayfalarında, adaletsiz

Find at Mall of America® in Bloomington, MN

Visit at Mall of America® in Bloomington, MN
Powered by Adeptmind